Ben eskiden de böyle ıslaktım gidişlere,
Böyle gamlı...
Ben eskiden de gizli gizli ağlardım
Hor kullanmadan göz yaşlarımı.
Ve ben eskilerden nefret ederim...
Zaten eskiler değil mi şu ömrümü eskiten !
Ben eskiden de sevmezdim hiç çarşafları,
Nerede olsa uyurdum...
Bilirdim ki her yerde aynı rüya, aynı kabus.
Ben eskiden daha az sigara içerdim mesela;
Şarap şişelerine yanaşmazdım bile...
Ağzıma yaraşmazdı hiç üzümün o çürük tadı.
Ben eskiden blok flüt çalardım
Böyle ıslıklarla oyalamazdım kendimi
Her istediğimi de çalardım, sonra yerine koyardım.
Şimdi kendi ıslıklarımı çalıyorum, iadesiz,
Nefes bile almadan...
Ben eskiden ela gözlüydüm mesela;
Böyle kan bürümemişti gözlerimi daha...
Daha sert basardım asfalttan yollara adımlarımı
Dermanım da vardı elbet her şeye,
Güçlüydüm zorluklar karşısında.
Saftım, sade idim, inanırdım her b*ka
Şimdi ''Allah bir'' dese inanamam kullara
Ve ben eskilerden nefret ederim
Zaten eskiler değil mi şu ömrümü eskiten!
Ben eskiden her duygumu ayrı yaşardım
Böyle potpori değildi duygular
Ve kıskanç değildi caanım sonbahar
Görevini bilirdi kış sanmazdı kendini...
Benim eskiden ayakkabılarım çok eskiydi
Su alırdı her yağmurda,
Buz tutardı parmaklarım kar yağdığında
Üşümezdim ama gençtim...
Fakirdim en az şimdiki kadar
Ama tatlı gelirdi şekerli ekmek.
Şimdiki gibi yavan değildi ve de gevrek
Ve çocuktum, temizdim
Oyuncaklarım yoktu ama,
Türlü oyunlar üretirdim her defasında
Ve ben eskilerden nefret ederim
Zaten eskiler değil mi şu ömrümü eskiten!
Barış ERKİN / Sevgisiz Günlük
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder