RAHATSIZ ADAM 2
Ben her sabah erkenden kalkıp, işime gidiyorum
Ve her gece bana söylediklerin epeyce gücüme gidiyor
İşimdeyim, gücümdeyim senin anlayacağın
Endişelenecek bir şey yok yani
Peki ya senin hayatın nasıl gidiyor ?
Özlüyor musun beni, en az kurabiyeler kadar ?
Keyif veriyor muyum yanındayken ?
İnce belli bir bardaktan içilesi beş çayı gibi...
Peki şimdi üşür müsün yanında ben yokken ?
He ?
Hiç emin değilim...
İşte bu sebepten ötürü yazıyorum bu mısraları
Belki okumazsın bile... ama yazıyorum.
Şimdi ben düdüğü çoktan patlamış,
Bir düdüklü tencerenin içindeki güvelenmiş nohutlar kadar,
Veya camları çoktan tuzla buz olmuş,
Kırık bir pencerenin önündeki bir güvercin gibi muallaktayım...
Artık yukarıdaki gibi uzun cümleler kurmamaya karar verdim
Günaydın'ına ''sana da''
Merhaba'na ''merhaba''
Seviyorum'una ''bende'' gibi basit kelimeler sunacağım sana
Bundan sonra eşeğini niğdeye mi sürersin,
Eşekten inip ata mı binersin,
Yoksa hepsini bırakıp, sen mi gidersin bilemiyorum
Ama ben haylice yoruldum çok iyi biliyorum
Şöyle bir 180°C' lik açıyla dönüp bakınca hayatıma,
Fazlaca keder, sıkıntı, aldanmışlık, sefalet görüyorum
Endişelerim var benim
Bir de endişe eksikliklerim
Neyse unut gitsin...
Boşveeer sen bunları okuyup hiç kafanı yorma bence
Ben gene laf olsun diye söyleniyorum kendi kendime.
Dedim ya;
Ben her sabah erkenden işime gidiyorum
Ve her gece son cümlelerin gücüme
Yani işimdeyim, gücümdeyim gene...
04.02.2011 / Barış ERKİN / Rahatsız Adam 2
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder