14 Eylül 2010 Salı

ÖLMEZSEK ŞAYET

Vakit var nasılsa ölmezsek şayet
Sen 40'ında olursun ben ise 41
Sen boşanmış olursun o gudubetten
Ben zaten yalnızdım işte bu dertten
Belki yazarım gene anlıyan olmaz
Belki bağırırım sesim duyulmaz
Belki bir parkta karşılaşırız
Belki ruyalarıma girersin gene
Vakit var nasılsa ölmezsek şayet
Belki kumral saçların bembeyaz olur
Belkide benimki çoktan yok olur
Belki hatırlatırım yazdıklarımı
Belki hatırlarsın mısralarımı
Vakit var nasılsa ölmezsek şayet
Belki sarılıp ağlarız ilk kez
Belkide öpersin yaşlı yüzümü
Belki özledim derim usulca son kez
Belki görüşürüz haftasonları
Belki kabullenip mutlu sonları
Bir sinema önünde tokalaşırız
Vakit var nasılsa ölmezsek şayet...

B.E.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder