Bugün günlerden salı
Bak sözümü tuttum. gene yazıyorum sana
Biraz uzun zaman oldu ama,
Kusuruma bakma artık, hep başım sıkışınca yazdırıyorsun bana
Aslında senin adın aylık,
Hatta yıllık olmalıymış... hıh
Şuanda sabahın altısı
Ve ben bir kafede yalnız başıma gazetemi okuyup
Ağzımdan hiç düşürmediğim, ısırılmış sigaramı tüttürüyorum...
Etrafımda gene fitursuzca dolaşan katil arabalar,
Aklı yarım, yitik, yanık insanlar
Ve herşeyden habersiz başıboş garip hayvanlar var
Garson kızın başını hafifçe eğip, '' hoşgeldiniz efendim dercesine'' tebessümü bile yetmiyor gülümsememe
Bende hafiften baş sallayıp, hoşbulduk gibi cümleler sarfetmeden, ketun bir şekilde karşılık veriyorum garson kıza...
Henüz hiç uyumadım...
Sabahın rahatsız edici, keskin ışıklarına kadar, konuları birbirinden alakasız 5-6 filmi ardarda seyrettim
Bu kafamın karışmasına daha da çok yardımcı oldu...
Kafede kimse yok şu saatlerde
Bir ben varım deli dumrul
Birde o... garson kız
Sana haksızlık ettiğimi düşünüyorum bu araları...
Değmezmiş bir kadın için yıkmak arkadaşlıkları...
Sanırım en yakınımsın artık gene sevgisiz günlük
Dün aradım onu
Efendim dedi bezgin bir sesle
Bense merhaba dedim dolu dolu bütün samimiyetimle
Sesimi duyunca allah cezanı vermesin senmiydin dedi... hıh
Evet allah kimsenin cezasını vermezdi heralde hatır sormak için arayınca
Artık umursamıyor beni sanırım
Sen beni umursarsın umarım
Rahatsız etmiyorum dimi seni ?
Zarar veriyor muyum sana ?
Üzerine bişiler karalamamdan sıkıldığında haber ver olur mu ?
Birilerini rahatsız ettiğimi anladığımda deli gibi koşarak uzaklaşıyorumda
Dün yaptığım gibi sende beni sıkıldığın için deli gibi koşturma...
Barış ERKİN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder